Osmanlı Sultanlarının ve Cariyelerinin Güzellik Sırları Nelerdir?

Osmanlı Sultanları

“Hiçbir dönemde çirkin kadın yoktur, bakımsız bir kadın vardır” sözü her zaman için geçerliliğini korur. Her yaştaki kadınların genç ve daha güzel kalabileceklerini anlatan oldukça başarılı bir sözdür. Günümüzde ise, büyük bir sanayi koluna dönüşen kozmetik dünyasının sihirli ve başarılı dokunuşlarıyla birer güzellik kraliçesine dönüşen kadınlar, peki geçmişte nasıl bakım yaparlardı?

Osmanlı Sultanlarının Güzellik Sırlarına Yakından Bakalım

  • Osmanlı Sultanlarının en değerli gördüğü konu ilk olarak temizliktir. Temizlik dediğimizde de aklımıza Osmanlının o ünlü hamamları gelmektedir. Sultanlar ve cariyeler hamama gittikleri zaman şu an ki bildiğimiz adı ile peeling olarak adlandırılan kese yaptırırlardı. Cildi ölü deriden iyice arındırarak tertemiz bir cilde sahip olmanın yolunu bulmuşlardı. Böylece kese sayesinde cilt yenilenir parlak ve daha genç bir görünüme kavuşurdu. O dönemde saraya gönderilen sabunlar daha sonra eritilerek, esans katılırdı. Sultanların kendi kişisel zevklerine göre istedikleri kokulu sabunları seçerlerdi.
  • Hatmi çiçeği ve ebegümecinin kurutulmasıyla elde edilen karışım, kaynatılarak hamam suyunun içine katılırdı. Böylece kuru sabundan dolayı sertleşmiş olan saçlara yumuşaklık ve canlılık verilirdi. Hamam ve keseden sonra kuruyan cilde özel esanslı yağlar sürülürdü. Cilt dış etkilerden konuarak mis gibi kokardı.
  • Sultanlar ve cariyeler için el ve ayak bakımını da çok önemliydi. El ve ayaklarını zeytinyağı ve susam yağı içinde bekletip bir süre sonra gül yaprakları ile elde ettikleri yağ ile özel bakımlar yaparlardı.
  • Gül suyu ile de ciltlerini temizlerdi. Gül suyu, nemlendirir ve kırışıklıklarını giderilmesinde, cildin parlamasında büyük önem sağlardır. Gül suyunu ayrıca ciltteki yaraları ve çatlaklarını gidermek için masaj yaparak kullanırlardı. Gül suyunun o hafif ve huzur veren kokuları nedeniyle rahatlamak ve masaj yaptırmak amacıyla da kullanmışlardır. Ayrıca bunun yanı sıra bal ve gül suyunu karıştırılarak özel bir şerbet hazırlanılırdı. Bu şerbet de bağırsakların daha rahat çalışarak hazımsızlık şikayetlerinde faydalı olurdu.
  • Osmanlı Sultanları kokulara çok fazla önem verirlerdi. Misk ve amber kokuları sarayda en çok hissedilen kokuydu. Geçtikleri her yerde bu kokuları bırakmaya bizzat özen göstermişlerdir.

Osmanlı Sultanlarının Beyaz Teninin Sırrı Nedir?

Sultanların diğer bir bilinen güzellik sırrı da limondu. Açık yaraları iyileştiren, cildi derinlemesine besleyen ve gerginleştiren, antiseptik özelliğine sahip olan limonu el ve yüzlerini beyazlatmak amacıyla da sıkça kullanmışlardır. Ciltlerinin bembeyaz olması o dönemlerde oldukça önemliydi. Beyaz cilt bir güzellik ölçütü olarak nitelendiriliyordu.

Osmanlı Sultanlarının Beslenme Şekilleri Nasıldı?

Osmanlı Sultanları beslenmelerine son derece dikkat ederlerdi. Çok fazla yemezlerdi. İlkbaharda şimdiki bizim bildiğimiz adıyla detoks dediğimiz özellikle kan ve bağırsakları temizlemeye yönelik bir beslenme türüne girerlerdi. Bunun içinde en çok tercih edilen meyve olan kiraz tercih ederlerdi. Kirazın tıbben kanıtlanmış kanı temizleme özelliğine sahip olması onlar için çok önemliydi. Ayrıca sindirim sistemini de çalıştırması tercih edilmesinin en önemli sebepleri arasında yer almaktadır. Zararlı toksinlerden arınmak için de tuzlalardaki şifalı sular içilirdi. Kimi zaman da o dönemin özel yiyecekleri ile hazırlanan müshil kullanılırdı. Sağlık ve güzelliğin her zaman temelinin ilk önce içten temizlik, sonra da dıştan uygulanan özel bakım kürleri olduğu sarayda bilinmekteydi. Bu işlemler için özel olarak eğitim almış cariyeler görevlendirilirdi.