Kişisel Gelişim İçin Ne Yapmalı?

Kişisel Gelişim

Selam arkadaşlar. Bugün sizlere kişisel gelişim hakkında birkaç kelam edeceğim.Konunun uzmanı değilim ya da bu konu üzerine bir tez falan da hazırlamış değilim. Sadece araştırıp kendimce yorumladıklarımı,kendimin neler yaptığını ve neler yapılabileceği hakkında konuşmak istiyorum.

Konu benim gibi öğrenmeye aç,bilgiye muhtaç kesimin eminim ki oldukça ilgisini çekiyordur. Öğrenmek bana göre hayat boyu devam etmesi gereken, sınırı ve sonu olmayan bir durumdur hatta bazılarımız için yaşam felsefesidir ki bence takdire şayandır.

Öğrenmek dediğimiz olay her geçe gün ufkumuzu genişletip geliştirirken daha iyi bir yaşam standardına kavuşmamıza yardımcı olurken bir yandan da öğrenmiş olmanın sorumluluğunu yükler omuzlarımıza. Bunun bilincinde olmak gerek diye düşünüyorum. Nedir öğrenmiş olmanın sorumluluğu? Paylaşmaktır,çoğaltmaktır,kendine sağlamış olduğun faydayı çevrene ve insanlığa da sağlamaya çalışmaktır. Bunun farkındaysan senin gelişimin çoktan başlamış demektir.

Öncelikle şunu şiddetle belirtmeliyim ki kişisel gelişim kitapları, dergileri vs. okumakla kişisel gelişim olmaz. Bunlar yol göstericilerdir.O kadar! Mümin Sekman gibi kaliteli yazarlarımızın kişisel gelişim kitaplarından mutlaka faydalanmalı. Bunun dışında kişisel gelişim dediğimiz olay tecrübeyle, denemekle ,yanılmakla kaybedip kazanmakla ortaya çıkan çoğuz aman kendinizi keşfettiren müthiş bir olaydır.

Şunu unutmamalı diye düşünüyorum, birilerinin kazandığı tecrübeleri okumak ,dinlemek ,öğrenmek sizlere illaki bir şeyler katacağı gibi  asla kendi yaşadığınızdan daha çok şey öğretmeyecektir!

Peki Ne Yapılabilir?

-Okuyun

Klasik ama iyi bir öneri; kitap okuyun. En başta sevdiğiniz ,ilgi duyduğunuz, gelişmek istediğiniz konular olmak üzere hemen her konuda okuyup bilgi ve fikir sahibi olmaya çalışın. Okuduklarınızı okuduğunuz gibi değil de kendi düşünce süzgecinizden geçirip yorumlayarak öğrenmeye çalışın. Özellikle tarih gibi konularda çapraz okuma yapmaya çalışın. Mümkün olduğunca fazla kaynaktan yararlanın. Bu sizi tekdüzelikten kurtaracaktır, kitap okuma alışkanlığınızı da güçlendirecek hatta belki daha çok sevmenize neden olacaktır.

Günlük, haftalık sevdiğiniz veya sevmediğiniz köşe yazarlarının yazılarını dergileri takip edebilirsiniz. Benim fikrimce şuna dikkat etmek gerek… Dünya sizin görüşünüzden ibaret değil, bilmelisiniz. Kendi fikrinizi bildiğiniz kadar karşıt görüşleri de öğrenmeniz gerek. Sevdiğiniz bir yazar kadar sevmediğinizi de veya kendi siyasi ,ilmi, dünyevi görüşlerinize uymayan birinin de yazılarını veya programını, konuşmalarını takip etmek, düşüncelerinin sebebini anlamaya çalışmak gerek, mümkünse önyargısızca…Karşınızdakinin de her şeyden önce  sizin benim gibi birer insan olduğunu unutmadan… Bu sizi çok yönlü düşünmeye sevk eder. Hayata daha geniş açılardan bakmayı öğretir, perspektifinizi güçlendirir.

Ünlü bir düşünürün de bu gibi durumlar için söylediği o muhteşem sözü tam da burda hatırlatmak isterim: Dostuma yakınım, düşmanıma ondan da yakın! 🙂

-Yazın!

Bir blog açabilirsiniz veya herhangi bir sosyal paylaşım sitesinde veya başka bir internet mecrası. Yazılarınızı, fikirlerinizi birçok kişiyle paylaşmanız mümkün. Kendimden örnek vermek gerekirse benim için konuşmak ekmekse yazmak su gibi bir durum JBu yüzden bildiklerimi, fikirlerimi yazarak paylaşmaktan zevk aldığım gibi bu şekilde kişisel gelişimime de fayda sağladığını düşünüyorum. Ayrıca bir şeyle karalamak yazıp çizmek her zaman için beni rahatlatıp motive eden bir yol. Siz de yapabilirsiniz. Denemesi bedava!

-Bir Spor Dalıyla Uğraşın!

Spora ilginiz varsa ne güzel. Herhangi biriyle uğraşabilir, kursa yazılabilir, vaktinizi bu yöne değerlendirebilirsiniz. Bu hem fiziki hem de kişisel yönde gelişim sağlayacaktır. Bu gibi grupça yapılan işler sayesinde şüphesiz ki sosyal ilişkileriniz de geliştirme imkânı bulabilirsiniz.

Herhangi bir dans, müzik ,enstrüman kursuna veya etkinliğine katılabilirsiniz. Bu da hem eğlendirecek hem de sosyal ilişkileriniz kuvvetlendirecektir. Hele benim gibi dansa aşık müziğe tutkuluysanız! Haftada 1-2 saat ayırmak bile size, ruhunuza ve gelişiminize muhakkak iyi gelecektir.

Hiçbir ilginiz yoksa bile bu konuda bir şeyler öğrenmeye çalışmak, araştırmak bile sizlere umduğunuzdan fazlasını katacaktır. Tecrübeyle sabit!

-İzleyin…

Okumak ,dinlemek kadar hatta bunlardan daha fazla olarak izlemek öğrenme konusunda çok daha faydalı bir iştir. Bu, bilimsel olarak da böyledir. Merak etmeyin sizlere oturup belgesel izleyin falan gibi şeyler söylemeyeceğim elbette. Bu da size kalmış. Öğrenmek istediğiniz bir konuda okuduğunuz kadar izleyin de. Bir örnekle özetlemek gerekirse kendinizi moda konusunda geliştirmek istediğinizi varsayalım. Karıştırdığınız dergiler ,kitapların yanında çeşitli bloggerların yazılarını, stillerini takip etmek videolarını izlemek size ayrıca müthiş bir ilham verecektir.

Bir filmle, tiyatro oyunuyla da kişisel gelişiminize büyük destekler verebilirsiniz. Seçim size ait.

-Gezin!

Sizler de benim gibi gezmeye, seyahat yapmaya aşıksanız ne mutlu! Çok sevdiğim benimsediğim, kişisel gelişim konusunda da kendime rehber edindiğim bir söz var: Çok gezerken çok okuyan bilir! Her şeyi özetleyen o kadar güzel bir cümle ki bu. Gezmeden, yaşamadan ,görmeden, uygulamaya dökmeden, denemeden öğrenmeye veya kişisel gelişimin etkili olabileceğine inanmıyorum doğrusu. İmkanlarınızın el verdiği derecede gezmeye farklı yerler, kültürler, yepyeni insanlar tanımaya, keşfetmeye açık olun. Benim için gelişimin olduğu kadar çoğu zamana mutluluğun da sırrı olan bu yol sizlere de de çok şey katacaktır, eminim .Örneğin, bir üniversite öğrencisiyseniz, bırakın derslerinizin zorluğu gibi bahaneleri, boş zaman yaratıp Erasmus gibi programlardan faydalanmaya çalışın derim. Gezmek için üniversite döneminden daha uygun vakit veya pozisyonlar bulabileceğimizi pek sanmıyorum 🙂

Çoğu şehirde ücretsiz veya cüzi miktarda ücretlerle kişisel gelişim seminerleri verilmekte. Bunlardan faydalanmalı diye düşünüyorum.

-Dil Öğrenin.

Seyahati seviyorsam yapacağım en önemli işlerden biri bu tabiki. Kişisel gelişime etkisinin inanılmaz olduğunu söyleyebilirim. ’Bir lisan bir insan’ sözünden de anlayabileceğiniz gibi dil öğrenmek öyle küçük bir iş değildir dostlar.

Unutmamak gerek: Kişisel ataleti yenip gelişmeye çabaladığınız an, inanın bana her şey daha hızlı yoluna girecektir. Ve kendim de bu yolda çabalayan biri olarak şunu söyleyebilirim ki: Bir şeyleri deneyerek tecrübe ederek öğrenip her şeyden önce kendini keşfetmek, tanımak güç veren eşsiz güzellikte bir şey!

Yine tüm bunları yaparken dikkat etmek gereken bir nokta varsa o da zamanı iyi kullanmak. Kuşkusuz ki zaman insanoğlunun en değerlilerinden.

Son olarak öğrenip gelişip kendine bireysel olarak sonra da devletine, milletine ve insanlığa faydalı olmayı amaçlıyorsan senin gelişimin çoktan başlamıştır dostum! Devam et.

Kendini bul, kendin ol ve yola devam et!