Göz Kuruluğu Nelerden Kaynaklanır Ve Nasıl Geçer?

Göz Kuruluğu

Bilindiği üzere, doğadaki tüm omurgalıların göznün arka boşluğunda, çeşitli bez ve lifler yardımıyla, gözlerin temizlenmesine ve nemlenmesine yardım eden, nitekim berrak ve tuzlu bir çeşit sıvı salgılanır. Buna gözyaşı denir. Gözyaşı, göz çukurlarında kayganlık sağladığı gibi, bazı bakteri türlerini de parçalayan enzimler içermektedir. Toz ve bunun gibi yabancı maddeleri yanağa veya gözyaşı kanalı vasıtasıyla burnun alt kısmına doğru sürükler.

Göz Kuruluğu

Gözyaşı iki çeşit yoldan üretilir. Birincisi, göz yaşının yavaşça ve dengeli bir hızdaki üretimidir. Bu yol, gözdeki stabil kayganlığı sağlar. Diğeri ise, gözün beyin tarafından uyarılmasıyla, üzüntü, sevinç, korku gibi yoğun ve doğal duyguların hissedilmesi sonucu, içinde bulunulan duygusal hallere cevap niteliğinde salgılanmakta olan gözyaşıdır. Çok gülme eğilimi, gözün aşırı kaşınması, esneme, ağrı çekme, kimyasal ve mekanik tahriş türleri gibi durumlarda gözyaşı salgısı artar.

Göz yaşının salgılanmasından birçok bez görev alır. Gözyaşını salgılayan ana bez ise, üst göz kapağının hemen üzerinde bulunur. Bu bez, yaklaşık 13-14 milimetre uzunluğundadır. Gözyaşını onlarca kanal yoluyla kapaklardan göz ucuna doğru taşıyan ve korneanın üzerinden dışa akıtan bu bez, refleksif olarak reaksiyon gösterir. Bir de, gözün konjonktive tabakasında ve göz kapaklarının hemen altında yüzlerce küçük bez mevcuttur. İşte bu bezler de, az önce bahsettiğimiz gibi gözyaşının sabit hızdaki ve az miktardaki gözyaşı üretiminde rol oynar.

Gözyaşı Tabakası;

Gözün yüzeyinin pürüzsüz,kıvrımsız, kaygan olmasını sağlayan ve temizliğini garanti eden göz yaşı tabakası, kişinin gözünü kırpması sonucu meydana gelir. Net bir görüş açısı için gözyaşı tabakası gereklilik arz eder. Gözyaşı tabakamız 3 katmandan oluşmaktadır. Bu katmanların en dış kısmındaki, yağ katmanıdır. Gözyaşının buharlaşmasına engel olur ve gözyaşını gözün hemen üstünde tutar. Ortadaki göz katmanı su katmanıdır. Bu katman ise gözü bazı kirlerden temizler ve oluşabilecek enfeksiyonların önüne set oluşturur. Aynı zamanda gözün kurumasını da engeller. Son katman bulunan mukus katmanı, korneanın iç yüzeyindeki bozukluğu örter ve düzeltir. Ayrıca, gözyaşı tabakası için de bir çeşit taban işlevini görmektedir. Suyun gözün tüm yüzeyine yayılım göstermesini ve bu yüzeyin tamamının nemli kalmasını sağlar. Mukus katmanı olmasaydı, su yüzeye tutunup kalamazdı.

Gözyaşı tabakasının görevleri şöyle sıralanabilir:

  • Dış dünyayla göz arasında bir bariyer görevi teşkil eder.
  • Optik fonksiyonları sağlar, gözlüm camı niteliğindedir.
  • Göz kapaklarının gözün üzerinde daha rahat bir şekilde kaymasına yardımcı olur.
  • Gözün kurumasına engel olur.
  • Mikropları yok edici niteliktedir, böylece olası herhangi bir iltihaplanmanın da önüne geçer.
  • Yabancı cisimciklerin,tozun göze yapışmasını ve orada kalmasını engeller.
  • Korneaya oksijen iletimi sağlar ve onu besler.
Göz Kuruluğu Nelerden Kaynaklanmaktadır?

Göz Yaşı

Gözyaşı bezlerinin salgılama işleminde bir sorun meydana gelirse, gözün rahat bir şekilde temizlenmesi ve nemlenmesini sağlayacak asgari miktarda gözyaşı salgılanmaz ve gözün ön yüzeyinde bozulmalar meydana gelir. Gözün ön yüzeyi düzgün ve eşit şekilde örtülemez, oksijen geçişleri dengelenemez, ve göz kuruluğu meydana gelir. Bu gibi durumlara, “kuru göz” de denir. Göz kuruluğu, doğru zamanda ve doğru bir şekilde tedavi edilmezse kronik enflamasyon rahatsızlıkları yaşanabilir ve kimi zaman görme bozuklukları bile görülebilir.

Yaşımız yükseldikçe gözyaşı üretimi düşmektedir: Kuru göz, her yaşta karşımıza çıkabilir ancak en sık yaşlılarda rastlanan bir sorundur. Çünkü, yaş arttıkça kişinin gözyaşı üretimi azalmakla birlikte gözyaşı kalitesi de düşer.

Kadınlarda daha çok rastlanılıyor: Cinsiyetler açısından baktığımızda ise, göz kuruluğunun daha çok kadınlarda görüldüğünü söyleyebiliriz. Özellikle regl döneminde gözyaşında azalmalar meydana gelebilir.

Alerjik nedenler: Gözyaşını azaltan bir diğer faktör de, alerjidir.

Artriit ve göz kuruluğu: Artrit sorunu ile karşı karşıya olanların da diğer kişilere göre daha fazla düzeyde göz ve ağız kuruluğu yaşadıkları tespit edilmiştir. Kuru göz ve ağız kurulukları, artrit ile birleştiği zaman, ortaya “sjogren sendromu” denen sorun meydana gelir.

Sürekli olarak kullanılan ilaçlarla göz kuruluğunun ilişkisi:

Göz Kuruluğu

Tüm bu saydığımız nedenlerle birlikte, çok aşırı kullanılan ilaçların da göz kuruluğu yaptığı bilinmektedir. Bu ilaçlar başlıca antialerjik ilaçlar, antidepresanlar, idrar arttırıcı ilaçlar, kalp ve tansiyon için kullanılan ilaçlar, uyku hapları ve ağrı kesiciler yer almaktadır. Bu çeşit ilaçların düzenli ve devamlı olarak kullanılması gerekiyorsa ve göz kuruluğu hayatı çok zorlaştırmayacak düzeydeyse eğer göz ardı edilebilirler. Ancak bu bir sorun teşkil ediyorsa, suni gözyaşı tedavisi uygulanmalıdır. Bu sebepten ötürü, göz kuruluğu yaşayan birinin, kullanmakta olduğu bütün ilaçları göz doktoruna bildirmesi gerekmektedir.

Teknolojik aletler: Gözleri hiç kırpmadan uzunca bir süre telefon, tablet veya bilgisayar gibi elektronik cihazlara bakmak da göz kuruluğuna sebep olur.

Hastalık ve vitamin eksiklikleri: Şeker hastalığına bağlı olan durumlarda da göz kuruluğu meydana gelebilmektedir. Vücuttaki A vitamini eksikliğinin de ayrıca göz kuruluğuna yol açtığı bilinmektedir.

Göz tansiyonu: Göz tansiyonu hastalığının tedavisinde birçok göz damlası kullanılmaktadır. Bu tür damlalar da kimi zaman göz kuruluğuna yol açabilmektedir.

Çevresel etkiler: Sert esen rüzgarlar, çevredeki polenlerin sayısının belli miktarlarda artması, egzoz dumanları, klimalar, sigara dumanı, güneşin altında çok fazla durmak gibi etkiler de göz kuruluğunu tetikleme ihtimali vardır. Özellikle, yaz aylarında klima bulunan ofislerde ve ya başka mekanlarda çalışanların göz kuruluğundan daha çok şikayet etmesi olası bir durumdur.

Göz kapağının işlevlerini yerine getirmemesi: Göz kapağında bir çalışma fonksiyonu sorunu varsa, kapak görevlerini yerine yeteri kadar düzgünce getiremiyorsa göz kuruluğu yaşanabilir. Örneğin, operasyon geçirmiş bir göz kapağı tam olarak kapanamıyorsa göz düzgün bir şekilde nemlenemez. Ve ya, gözde herhangi bir şişkinlik olduysa kapak gözleri yeterli şekilde örtemez ve kuruluk yaşanır.

Makyaj malzemeleri: Bazen doğal kaynaklarla üretilmeyen makyaj malzemeleri gözün oksijen almasına mani olarak buharlaşmayı oldukça hızlandırır. Bu durum da gözyaşının hızlı bir şekilde uçmasına ve çabuk tükenmesine sebep olur.

Göz Kuruluğunun Belirtileri Nelerdir ?

Gözyaşı, korneanın çevresindeki koruyucu bir çeşit film tabakası gibidir. Bu film tabakası,hiç  göz kırpmadan 20 saniye kadar durmamızı sağlar. Ancak, gözyaşı olduğu halde, bu gözyaşının kalitesi yetersiz ise; bahsini ettiğimiz film tabakası 5 saniye gibi bir sürede bozulur. Bu durumda da fazladan kuruluk belirtileri ortaya çıkarmaktadır.

  • Gözde batma, yanma ve kaşınma gibi bir takım olumsuz his oluşur.
  • Göz kuruluğu, kişinin gözüne toz kaçmış, gözünde yabancı cisimcikler varmış gibi hissetmesine yol açmaktadır.
  • Gözün beyaz bölgelerinde kızarma meydana gelir.
  • Işığa karşı, özellikle floresan türüne duyarlılık artar.
  • Duman, sigara dumanı ya da sert rüzgar gibi dış etkenler gözleri her zamankinden daha fazla rahatsız eder.
  • Kontakt lens kullanıcıları, lenslerini her zamankinden daha güç takıp çıkarır ve kullanır.
  • Gözde yorgunluk hissi meydana gelir.
  • Görmede bulanıklık meydana gelir.
  • Yoğun bir şekilde çapaklanma yaşanır. Bu aynı zamanda, bir enfeksiyonu da ortaya çıkarabilir.
  • Gözde aşırı sulanmaları da meydana getirebilir. Çünkü, gözde kayganlığı sağlayan asgari miktarda gözyaşının bulunması, beyinden aşırı uyarılmaya ve aşırı gözyaşı salgılanması meydana gelebilir. Bu da, gözdeki drenaj sisteminin bu durumu taşıyamadığına ve gözyaşını dışarı akıttığına göstergedir.
  • Tüm bu saydığımız şikayetler sabah güneş doğduktan ve akşam battıktan sonra artar.
  • Sık sık tekrarlanmakta olan göz kuruluğu, gözde iltihaplanmaları da peşinden getirir. Kimi zaman, korneanın çizilmesi gibi ciddi göz rahatsızlıklarını da meydana getirebilir.
Göz Kuruluğunun Teşhisi..

Göz kuruluğu, göz doktorunu yapacağı sıradan bir muayene sonunda tanısı konabilen bir hastalıktır. Bazen , doktor gözyaşının belirleyici niteliklerini tespit oluşturan testler yapılmasını da isteyebilir. Gözyaşı testi yapılacaksa eğer, alt kapağın iç bölümüne özel ölçüde bir filtre kağıt parçası konur ve farklı durumlar da nasıl gözyaşı üretimi yapıldığı ölçülebilir. Bu teste Schirmeer testi denir. Bir başka gözyaşı testinde ise göze bir çeşit boya damlatılır ve belirli boyanma şekillerinin araştırması üzerinde çalışılır.

Göz Kuruluğu Nasıl Geçebilir Ve Göz Kuruluğunun Tedavisi Nasıl Olur?

Estetikle neredeyse bedenimizdeki her uzvumuzu gençleştirebilmenin mümkün olduğu günümüz tıpında, estetikle gençleşmesini mümkün olmayan tek organ gözümüzdür.

Göz Kuruluğu

Göz kuruluğu, nedenlere yönelik bir şekilde tedavi edilmelidir. Örneğin, eğer göz kuruluğu antidepresan ilacı kullanımı sonrasında meydana gelmişse eğer, bu durum o ilacın tetiklediği bir durum da olabilir. Bu gibi durumda, bu rahatsızlıkla ilgili tüm doktorların hastalığa müdahale etmeleriyle tedavi süreci başlamalıdır. Tedavinin en önemli belirleyicisi olan, gözyaşı kuruluğunun sebebi ve ne tür bir kuruluk meydana getirdiğidir. Bazen, gözyaşı miktarında azalmasa olmasa da kuruluktan şikayet edilebilir. Bu gibi durumlarda da, muhtemelen gözyaşının kalitesi düşmüştür. Tedavi süreci ise bu duruma yönelik olmalıdır. Göz kuruluğundan kurtulmak için kullanılabilecek birçok tedavi yöntemi mevcuttur. Hadi gelin bu yöntemleri beraber inceleyelim:

Suni gözyaşı takviyesi: Göze, suni gözyaşı damlaları damıtılır. Suni gözyaşı, normal gözyaşına çok benzer. Gözün kayganlaşıp belirli miktarlarda nemlenmesine yardım eder. Herhangi bir batma belirtisi beklenmeden suni gözyaşı tedavisine başlanabilirr. Suni gözyaşlarının çok çeşitli yöntemleri mevcuttur. Göz kuruluğu yaşayan kişiler için en uygun olan suni gözyaşı damlasına muhakkak göz doktoru karar vermelidir.

Tıkaç kullanımı doğrultusunda gözün kendi salgısının korunması: Hastalarda suni gözyaşı yeterli olmazsa eğer, gözyaşı kanalının göz kapağındaki alt ya da üst ucuna özel bir tıkaç konulabilir. Bu tıkaç, kanalların ağız kısmını geçici ya da kalıcı olarak kapayarak gözün kendi öz salgısı korur ve gözler nemli kalır. Bu sebepten, suni gözyaşı kullanılıyorsa, onun da etki süresi oldukça uzar.

Bandaj kontakt lens kullanımları: Gözde insanı çok fazla rahatsız edecek derecede kuruluk varsa eğer, damlaya devam etmek şartıyla bandaj kontakt lens kullanımı da öneriler arasındadır.

Göz kuruluğu tedavisi oldukça uzun soluklu bir tedavidir.. İlaçlar bir defalığına kullanılıp bırakılmamalıdır. İhtiyaç halinde ise, suni gözyaşı takviyelerine devam edilmelidir.

Göz kuruluğu rahatsızlığı yaşanmaması için alınabilecek önlemler nelerdir?

Göz kuruluğu kontrol edilemeyen bir nedene bağlı olmadığı sürece, engellenmesi için yapılabilecek birkaç durum vardır.

  • Uzun süre televizyon, telefon yahut bilgisayar gibi cihazlar kullanılması gerekiyorsa, ilgili cihazların ekranlarına, göz kapaklarının bir süre kapalı kalmasını sağlayacak şekilde üst açıdan bakmak.
  • Okumaya ve ekrana bakmaya mümkün olduğunca sürekli aralıklarla ara vermek ve uzak noktalara bakarak gözleri dinlendirmek.
  • Ekrana mümkün olduğunca çok yakından bakmamak.
  • Sürekli olarakk göz kırpmak.
  • Kontact lens kullanımlarında, göz doktorunuzun lensle ilgili tüm uyarılarına dikkat etmek ve lensleri sürekli aralıklarla çıkararak gözlere hava aldırmak. Asla lenslerle birlikte uyumamak..
  • Gözlerin ve göz kapağının temizliği için dikkat etmek. Pis ve dumanlı ortamlardayken ya da kirli ellerle gözü ovalamamak.
  • Kuru ev ve ya ofis ortamında çalışılıyorsa, havayı daha nemli hale getiecek cihazlar kullanmak.
  • Doğrudan şekilde yanan ateş önünde oturmamak.
  • Klimalı ortamlarda uzunca bir vakit kalmamak.
  • Floresan vb. ışıktan mümkün olabildiğince kaçınmak.
  • Uyunan odanın nemli olmasına gerekli özeni göstermek. (Büyük boy bir havlunun yeterince ıslatılıp kaloriferin üzerine konulması odayı nemlendirilebilir.)
  • Güneşli ve özellikle sert rüzgarlı havalarda güneş gözlüğü takmak..
  • Mümkün olduğunca organik kozmetik ürünlerini tercih etmek, yüze çok fazla makyaj yapmamak.
  • Makyajı tamamen yüzden silmeden uyumamak.
  • Dengeli ve yeterli bir oranda beslenmek,
  • Omega-3 ve keten tohumu gibi besin takviyeleriyle beraber yağ bezlerinin üretim şeklini stabil bir hale çevirmeye çalışmak.